| |

İngiltere Tarihi: Kısa Bir Zaman Çizelgesi Değil, 2026’ya Kadar Gelen Güç Hikâyesi

İngiltere tarihini sadece “kim geldi, kim gitti” diye okumak neyi kaçırmamıza yol açıyor? Roma’dan Normanlara uzanan bu hikâye gerçekten sadece fetihlerden mi ibaret, yoksa bugün hâlâ çalışan bir güç mekanizmasının temelleri mi atıldı?

2026’daki Birleşik Krallık’ı anlamak için hangi kırılma anlarına bakmak gerekir? Bu yazı, İngiltere tarihini kısa bir zaman çizelgesi olarak değil, bugüne uzanan bir güç inşası süreci olarak ele alarak başlıyor.

Birleşik Krallık tarihinin dönemlerini gösteren kronolojik harita

İngiltere Tarihi Hakkında Bilinmeyen Gerçek

“İngiltere” dediğimizde aslında tek bir ülkeyi değil, dört farklı tarihi aynı çatı altında tutan bir yapıyı kastediyoruz: İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda.

2026 itibarıyla Birleşik Krallık yaklaşık 70 milyon nüfusa sahip ve anayasal monarşiyle yönetiliyor. Devletin başı Kral III. Charles, hükümetin başı ise Başbakan Keir Starmer.

Bu denge – krallık + parlamento – yüzyıllar süren çatışmaların ürünüdür.

Erken Dönem: Keltlerden Roma’ya (MÖ 600 – MS 410)

Britanya Adaları’nın bilinen ilk sakinleri Keltlerdi. Yazılı tarihin başladığı noktada, adalar küçük kabileler ve yerel krallıklarla doluydu.

MS 43 yılında Romalılar geldiğinde, mesele sadece işgal değildi. Yol yaptılar, şehir kurdular, hukuk getirdiler. Londra’nın (Londinium) temelleri bu dönemde atıldı.

Ama Roma yönetimi kalıcı olmadı. MS 410’da Roma lejyonları adayı terk etti ve geride bir güç boşluğu bıraktı.

Roma döneminde Britanya'daki yerleşimler ve yollar

Anglo-Saksonlar: İngiltere’nin DNA’sı (MS 5.–9. yüzyıl)

Romalıların çekilmesiyle Angles, Saksonlar ve Jütler adaya yerleşti. Bugün “England” kelimesi bile Angles kabilesinden gelir.

Bu dönem, İngiliz dilinin, hukuk anlayışının ve yerel yönetim yapılarının temelini oluşturdu. Küçük krallıklar vardı ama ortak bir kimlik doğuyordu.

Ancak bu yapı dış tehditlere açıktı.

1066: Tek Bir Yıl Her Şeyi Değiştirir

1066’da Normanlar İngiltere’yi işgal etti.

Bu sadece bir fetih değildi. Fatih William, feodal sistemi getirdi. Toprak, sadakat karşılığında dağıtıldı. Bugünkü toprak sahipliği, aristokrasi ve hatta soyadlarının kökeni bu döneme dayanır.

İngiltere artık Avrupa siyasetinin merkezindeydi.

Orta Çağ İngiltere'sinde kale ve feodal yapı

İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda: Zoraki Bir Birlik

İskoçya, yüzyıllar boyunca İngiltere’ye direndi. 1707 Birlik Yasası ile iki ülke tek parlamento altında birleşti.

Galler daha erken fethedildi ama dilini ve kültürünü korudu. Bugün hâlâ Galce resmi dillerden biridir.

Kuzey İrlanda ise 20. yüzyılda yaşanan bölünmenin sonucudur. Bu bölge, 2026 itibarıyla bile Birleşik Krallık siyasetinin en hassas noktalarından biridir.

Birleşik Krallık'ı oluşturan dört ülkenin sembolleri

Tudorlar, Reform ve İmparatorluğun Doğuşu

16. yüzyılda Tudor Hanedanı, İngiltere’yi Avrupa’nın kaderini belirleyen bir güce dönüştürdü.

VIII. Henry’nin Roma Kilisesi’nden kopuşu sadece dini değil, siyasi bir devrimdi. Devlet, kilisenin üzerine çıktı.

Aynı dönemde İngiltere denizaşırı koloniler kurmaya başladı. Amerika, Karayipler ve Asya ile kurulan ticaret ağları, modern küresel düzenin temelini attı.

Tudor döneminde İngiltere'nin denizaşırı genişlemesi

Sanayi Devrimi: Dünyayı Değiştiren Patlama

18. ve 19. yüzyıllarda İngiltere, tarihte ilk kez sanayileşen ülke oldu.

Manchester, Birmingham ve Liverpool gibi şehirler büyüdü. Demiryolları, fabrikalar ve bankacılık sistemi kuruldu.

Bugün kullandığımız modern çalışma saatleri, şehir planlaması ve işçi hakları bu dönemin ürünüdür.

Sanayi Devrimi döneminde İngiliz fabrikaları

20. Yüzyıl: Savaşlar, Çöküş ve Yeniden Tanım

I. ve II. Dünya Savaşları, Birleşik Krallık’ın küresel imparatorluk rolünü sona erdirdi.

Ancak ülke, refah devleti modelini geliştirerek başka bir güç alanı yarattı: sağlık sistemi (NHS), sosyal güvenlik ve eğitim.

Bu model, 2026’da hâlâ İngiliz kimliğinin merkezindedir.

Modern Birleşik Krallık ve Londra silüeti

Birleşik Krallık 2026’da Ne Anlama Geliyor?

Brexit sonrası dönemde Birleşik Krallık artık AB üyesi değil ama Avrupa’dan kopmuş da değil.

Anayasal monarşi, güçlü parlamento, bağımsız yargı ve küresel diplomasi hâlâ ülkenin temel dayanakları.

İngiltere tarihini bilmek, bugünkü kararların neden bu kadar temkinli ve kurumsal alındığını anlamaktır.

Başta bir soru sormuştuk: Bu tarih neden önemli?

Cevap şu: Çünkü İngiltere, geçmişini asla geride bırakmadı. Onu bugüne taşıdı.

Similar Posts